En son türkümde seni söyleyeceğim.
Bir emperyalist tankın altında
Şair yüreğim ezilirken.
Ya da dünyanın en güzel bir sabahında
Bir duvar dibinde kurşuna dizilirken.

ATA’ ya ŞİKAYET…

Sen, bu CHP’yi var ettin yoktan.
Vatandaş terk etti partiyi çoktan.
Şimdi uzaktayız tabandan halktan.
Uyanda bak, neler oldu SEVGİLİ ATA’M !…
 
Çıkar hesapları, partimi ele geçirdi.
Parti yönetimi halka rağmen seçildi.
CHP’ye, çok kısa ömürler biçildi.
Parti elden gidiyor SEVGİLİ ATA’M !…
 
Sana kin güdenler her gün güçlenir,
Gerçeği haykıranlar partide fişlenir,
Dönek savcı olmuş, gerçekler suçlanır,
Her şey karmakarışık SEVGİLİ ATA’M !…
 
Artık, ne mirasın kaldı ne de ilkeler.
Yanlışları görse bile haykırmaz oldu diller.
Kişiliksiz siyasete alkış çalıyor kirli eller.
Umutlarım yok oluyor SEVGİLİ ATA’M !…
 
Ne işveren oy veriyor, ne de işçiler,
Ne de tarlada çift süren nasırlı eller.
Devamlı kırılır oldu halkın tuttuğu dallar.
Halka umut olamadık SEVGİLİ ATA’M !..
 
Sözde herkes vatansever, demokrat geçinir.
Partim! Gözümün önünde günden güne erir.
Kime sorsan kendisini vazgeçilmez görür..
Ahvalimiz işte böyle SEVGİLİ ATA’M !…
 
Bunlar gitsin, bu mantık değişsin dedik.
Bulanık suda balık avlanır, ayvayı yedik.
Bu gidişle her zaman kalacağız güdük.
Herkes kendi derdinde SEVGİLİ ATA’M !…
 
Böyle giderse partim umutsuz vaka.
Bu kafayla bir araya gelmez ki iki yaka.
Sana bu anlattıklarım sanma ki latife, şaka.
Gözlerini aç da gör. SEVGİLİ ATA’M !…
 
”Önce partim”in yerini, ”önce ben” aldı.
Kimileri makam uğruna kula kul oldu.
Yeter artık demekten kafa, beden yoruldu.
Tek umudumuz halk, SEVGİLİ ATA’M !…
 
Bu son şansımız herkes kendini aşacak.
Kuvay-ı milliye ruhu yüreklerden taşacak.
”Partiliyim” diyen, ilke peşinde koşacak.
Partim ayağa kalkacak SEVGİLİ ATA’M !…
 
ABD’nin, AB”nin peşinden koşar olduk…
Süper Nato’yu bıkıp usanmadan savunduk…
Hain Şeyh Sait, Seyit Rıza’cı olduk…
Tek yolumuz Aslanlı Yol’dur, SEVGİLİ ATA’M…
 
Birleşe birleşe kazanalım dedik olmadı.
Yönetenlerimiz 6 Ok’u savunamadı.
Devrimci mirasın 1930’lara bırakıldı.
Sana nankörlük yaptık, SEVGİLİ ATA’M !…
 
Bundan böyle partimi halk yönetecek.
Partimi yöneten mantığa yeter! diyecek.
CHP, umutsuz halkıma, umut, neş’e verecek,
Senin de yüzün gülecek, ağlama ATA’M !…
 
Teşekkürler Mehmet Arı…

İSTİKLAL BİZİM, KÖLELİK NAMERDİN OLSUN…

yarınını emperyale
havale etmiş hainler!
hortumcular, vurguncular,
işbirlikçi, namertler!
haçlı irtica, yobaz, softa,
karanlık gericiler!
türkiye bizim;
sömürgen batı sizin olsun!…
 
dolara, avroya
kul, köle olmuş, yazan eller!
vatanını suçlayan,
satılmış ali kemaller!
işbirlikçi medyada,
ahkam kesen beyler!
ar- ı namus bizim;
arsızlık sizin olsun!…
 
toprağa düşürdünüz,
nice fidanları…
kül eylediniz madımak’ ta,
onlarcai canı…
unutmadık bir mayısı,
çorum’ u, maraş’ ı…
aydınlık bizim;
karanlık sizin olsun!!…
 
onca sorun varken,
cambaz yaptınız türbanı…
anama, bacıma, yarime,
kara çarşaf, kafes mübah mı?
yoldan çıkan gençlik,
ecdat, vatan tanır mı?
bilim, irfan bizim;
hurafe sizin olsun…
 
uydurdunuz ”ergenekon” diye
bir çete lafı, öyle gittiniz,
vatansever, yurtsever demeyip
bir bir mapusa attınız..
yaptığınızdan ne utandınız,
ne de hicap duydunuz…
mapusane bizim;
köşk, yalı sizin olsun!…
 
onca gencin geleceğini kararttın
sızlamadı vicdanın…
kimseye aldırmadan
hakkından (!) geliyorsun doğanın…
dindar,kindar, ateist, alevi, sünni diye
insanları parçaladın…
sevgi dini bizim;
”allah ile aldatma” sizin olsun!…
 
sağın solun g.t kılı
yardakçı,yalaka…
her birinin soytarılığı
başlı başına bir deha…
yediyüzbinlik tik-tak çağlayan,
bakara-takara…
vatan-namus bizim;
çalma-çırpma sizin olsun!…
 
”cumhuriyetle hesaplaşmak”,
ne haddinize…
katil amerika, kokuşmuş avrupa,
örnek olur mu bize?
nasılsa yıkılacak düzeniniz,
geleceksiniz dize…
bağımsızlık bizim;
kulluk sizin olsun!…
 
vatan savaşını, saray savaşı ilan eder,
salınır, çıkarsın meydana…
kimseleri kandıramazsın,
ne olduğun belli, mal ortada…
er geç sorulacak hesap,
yargılanacaksınız yüce divan’da…
şehitler bizim,
leşler sizin olsun!…
 
”parola vatan, işareti namustur” diyenler!
” tam bağımsız türkiye” için
bayrak olmuş fedayiler!
” ya istiklal ya ölüm” şiarıyla,
yola düşen yiğitler!
istiklal bizim;
kölelik namerdin olsun!…
 
Yargı H.ÖZMEN

filistin, bir hasret vatan!…

binlerce yıldır
an be an kızıllaşan toprak…
ihanet bel vermiş gazze’ de…
yurtsuzluk illeti
dal budak salmış
gönüllerde…
öfkeli yürekler,
çölde kum tanesince
vatana hasret
nasıra vurmuş…
acılı yürekler, çekilen çile,
olanca dertler…
 
moşe’ nin irin dolu
kan kusan mermileri,
yaserler’ in kara, çelimsiz bedeninde
yok oluyor…
yarına dair
fitillenen umutlar…
ölümle körebe oynayan
küçük dev adamlar…
elde sapan,
siyonist paletler arasından
akıyor özgürlüğe
susamış kan…
 
parmaklıklar ardında,
filistin askısında
zulme asi olmuş bedenler…
vatan hasretidir
ciğerini dağlayan…
ana filistin, baba filistin,
oğullar, kızlar dünden filistin…
küçük bedenlerde
insanlığın bitişinin
mührü olmuş gamalı haç…
öfke ve korku kan kardeşi…
ölmek ve de yeniden
var olmak an meselesi
bir gün gerçek olacak
düşlerde…
on üçe gelende
kınalar yakılır volkan yüreğe…
sözler kesilir,
duvaklar biçilir kahpe ölüme…
 
burası filistin…
zindana dönmüş
vatan toprağı…
her bir danesi misket olmuş,
dosta hasret kalmış
kumun zerresi…
bir yanda baş iblis amerika,
işkenceci başı siyonist israil…
musa’ yı kahreden
zulmün elçisi…
bu yanda gazze’ de bir güneş
kakıştırıyor biteviye…
arafat olmuş binlerce şehit…
her şehit bir güneş…
 
seyretse de bütün dünya
olanca yılgınlığıyla…
kopacak kızılca kıyamet elbet…
filistin…
filistinliler’ in olacak
sonsuza dek, ilelebet…
 
Yargı H.ÖZMEN

10 Kasım…

böyle m’olur kuru ayaz ?…
böyle midir kemiğe saplanan
gama bıçak yarası ?…
ya bülbülün gül dikeninde
ağıdı böyle m’olur?..
böce börtünün anlaşılmaz
canhıraş feryadı;
balta kesmez acı;
dumanı tütmeyen ateş;
alevi tutulan yangın böyle m’olur?…

on beş milyon yetimi
takıp peşine,
koca dünyayı yasa boğmak,
hiç hıçkıramadan, iç bile çekmeden
boğulurcasına için için ağlamak böyle m’olur?

böyle m’olur güneşin
rastgele her yönden doğması ?
altın üst; üstün alt;
kuzeyin güney, güneyin kuzey;
sağın sol, solun sağ olması ?…
yavrusun unutan ana;
evin yolunu şaşıran ata;
sökmeyen şafak böyle m’olur?…

yarasını tınmayan gazi;
gül dikenin hoş eyleyen bülbül;
insanı yakıp kavuran deli poyraz:
ummana asi olmuş gözyaşı;
göğün yer, yerin gök olması böyle m’olur?…

binler yaşa !
ölümsüz insan, büyük devrimci,
şanlı mustafa kemal paşa,
aziz atatürk !…

Yargı H.ÖZMEN

hadi bakalım !…

 
herkesin kafasında
kimler kaybetti, kimler kazandı…
işte size cevabı :
tayyip,kılıçdaroğlu, bahçeli…
bölücü demirtaş’ tır kazananları…
kısacası amerika’dır kazananı…
kaybedenler cephesinde ise
türk milleti tek başına kaldı…
soruyorum sizlere:
oy verirken hiç insanın
yüreği sızlar mı?…

haydi bakalım…
şimdi görelim…
var mısınız mücadeleye !…
tayyibi devirmeye…
yoksa yaptığınız gibi daha önce,
kıstırıp kuyruğunuzu
iki bacağınızın arasına;
uçacak mısınız atlantiğin ötesine…

denklem belli,
çözümü basit mi basit…
atatürk’te birleşmek= iktidara gelmek
var mı bunun daha ötesi…
kazanmak birleşe birleşe…
” yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine…”

Yargı H.ÖZMEN

 

kalpaklıydık, baretli olduk!…

artık yeter !
bıçak kemiği parçaladı geçti…
kalpaklıydık, baretli olduk… 
talanın, özelleştirmenin ömrü tükendi,
kalpaklıydık, baretli olduk…

dayıbaşılık, taşeronluk;
birer kölelik zinciri,
çalıyorlar işçinin, emekçinin
hakkını, alın terini…
mesken tutmuş madencim,
yedi kat yerin dibini,
kalpaklıydık, baretli olduk…

demek, ” emekçinin fıtratında var”
bu ölümler, bu cinayetler!
demek, yüzlerce madencim
çok mu ”güzel öldüler”?
demek ”hakkını arayan kul”
cehenneme mi gider ?
kalpaklıydık, baretli olduk…

korkuyu korkuttuk,
19 mayıs, 29 ekim,
#direngezi, cerrattepe’de…
gayrı size rahat yok,
zıplayıp uyanacaksınız
gecenin bir vaktinde, kan-ter içinde…
bağımsızlık türküleri dillerde,
devrim gönüllerde,
kalpaklıydık, baretli olduk…

yatağan, tekel, maden,
reno işçileri, hepsi ayakta…
”takke düştü, kel göründü”,
inanmıyorlar gayrı atılan nutuklara…
mustafa kemal’in askerleri,
düştü ankara yollarına,
kalpaklıydık, baretli olduk…

tarımı çökertip, gömdünüz emekçiyi,
zindanlara, yerin altına…
ne alın terine saygı,
ne cana değer var fıtratınızda…
son vermek için haksızlığa,
yolsuzluğa, yoksulluğa,
kalpaklıydık, baretli olduk…

telekom, etibank, tekel,
sümerbank, santraller, ocaklar…
kamuya devredilecek,
şenlenecek çarşılar, pazarlar…
yüzü gülecek milletimin,
ağlamayacak analar,
kalpaklıydık, baretli olduk…

emekçinin bareti
elbet iktidara çıkacak…
alevi-sünni; ulusalcı, devrimci
hepsi bir olacak, diri olacak…
soygun, vurgun, çalma- çırpma düzeniniz
mutlaka yıkılacak,
yerle yeksan olacak
milli hükümet kurulacak…
kalpaklıydık, baretli olduk…

Yargı H.ÖZMEN

kınalı kuzusundan anasına…

kınaladın beni,
davul zurnayla uğurladın
vatan nöbetine…
ağlama anam,
güldürme haini, 
göz yaşını dökme…
denk gelmez göz yaşının
bir katresine bile
ne soysuz, ne bölücü
ne de vatansız solcunun
beş para etmez canı anam !…

hatırlar mısın anam ?
istiklal marşı okunurken
”acıcık gıbraşıverdim” diye
kulağımı çekmiştin…
ata baba, şehitlerimiz
”sana gücenir, sana küser” demiştin…
her neredeyse
”vatan ve namus davası”
benimle sen de gelmiştin…
dik tut başını,
ağlamasın gözlerin kadın anam !…

bilirim yüreciğin sevda yüklü,
çarpar mertcesine…
dinlemez dağ, bayır
akar, çoşar, yıkar sellercesine…
oğlun, kınalı kuzun
şehit olmuş tam ercesine…
çık gel mezarıma,
düğünüme gelircesine yiğit anam !…

döktükleri timsah göz yaşlarıdır,
irin olmuş, ihanet kokar…
sahte ahlar vahlar,
atılan içi boş hamasi nutuklar…
bilirim elbet,
kalmayacak yerde kanımız,
sorulacak hesaplar…
bir şafak vakti gelirim,
açık tut kollarını cefakar anam !…

hayın vurdu sırtımdan,
yüreğim atmaz oldu…
orası ”huş değil” dedilerdi,
ama bana ”yemen” oldu…
patladı kahpe mayın,,
parçalandı kuzular,
hepsi vatan oldu…
”bir gider, bin geliriz”
sana oğul çok kadın anam !…

yazımı yeniden yazdın,
vatana kurban adadın…
sakın gönül koydum sanma,
sensin benim kolum, kanadım…
göz kulak ol, sevdalıma, canlarıma
esirgeme şevkatın…
yeter ki helal et hakkını,
benim asil anam !..

aha da sana
vatan, namus, şeref sözü…
gayrı uyanıyor
kuvay-ı milliye şehitleri…
bu millet, bu büyük millet
yeniden kuracak cumhuriyeti…
kendine iyi bak,
kapanmasın gönül gözün,
bir de kucağın kahraman anam !…

Yargı H.ÖZMEN

bir ironi…

 
ey büyük atatürk…
seninle farklı iki asırda
dünyaya merhaba dedik…
muhtemeldir ki
yine farklı iki asırda yitip gideceğiz…
ve fakat…
seninle aynı asırda,
aynı topraklarda yattık-kalktık,
aynı asrın ekmeğini yedik,
aynı asrın suyunu içtik…
 
ha bir de düşmanlarımız ve dostlarımız
hala aynı, hiç değişmedi…
lakin bir türlü anlayamadım
seni ve o aykırı (!) düşüncelerini,
 
ya neme lazım sana:
millet yapmak istediğin ümmet !…
senin neyine vatan, namus, hürriyet…
adı ihsan, kendisi adam gibi adam,
bir dostum der ki;
” sen ilan etseydin padişahlığını…
hem saraya bir damat,
hemi de olsan bir sultan…
inönü, bayar sırayla sadrazam…
müftü ahmet hulusi şeyhülislam…
kılıç ali’ yi de yapsaydın orduya başkan…
bir elin yağda, bir elin balda
yan gel oğlum, keyifler keka…
yaslan babam yaslan…
derler ya: yan gel osman ,
bir dönüm bostan”
 
kurtuluş savaşı neyine gerek senin
dur durak yok,
o cephe senin, o cephe benim…
elde yok, avuçta yok,
bir de tutturmuşsun
”ya istiklal, ya ölüm !”…
”bağımsızlık benim karakterim ”
dur daha bitmedi…
ya şu kadınlara verdiğin haklara ne demeli…
be arkadaş kadın dediğin
oturmalı kapının ardına süpürge gibi,
ne seçmeli, ne de seçilmeli…
 
atmışsın kafalardan sarığı,
giydirmişsin şapkayı,
yasak etmişsin kadına
türbanı, çarşafı…
adına da ”cumhuriyet devrimleri” demişsin,
”medeni kanun” adında
çağdaş bir şey getirmişsin…
insanlar okuyup-yazamıyor diye
arapçayı kaldırıp, türkçeyi seçmişsin…
matbaa osmanlı’ya
ikiyüz yıl sonra gelmiş,
sen ”herkes okuyacak,
cehalet bitecek” demişsin…
 
düşünün be dostlar,
adamcağız oturup da şöyle
ne zevk sefa sürmüş,
ne de gününü gün etmiş…
sabah-akşam, gece-gündüz.
sıcak-soğuk dememiş,
ya düşmanla savaşmış,
ya da içeride hayınlarla cebelleşmiş,..
e tabi genç yaşta yitip gidersin…
sen hiç ”ben” dememiş,
milletin derdini ”derdim” bellemişsin…
 
ne olacak yeterdi bize
bir avuç toprak, sadece ankara…
oluverseydik müstemleke, manda…
babamız belli olmasa da,
anamız bilinirdi ne de olsa…
kimimizin adı olurdu alex,
kimimizin de alexa…
 
ah mustafa kemal ah!…
bu topraklar değer miydi şehit olmaya ?…
şimdi satılıyor dönüm dönüm
elin katarlı’sına, arabına…
olan bize oldu bu arada…
ne güzel biz de
”gelene ağam, gidene paşam” der,
takmazdık hiçbir şey kafamıza…
 
neyse…dedik ya dostlar
buna ironi diyorlar…
pek anlamam işin bu tarafını ama
gelin bir olalım, diri olalım
layık olalım ata’ya, vatana…
güzel bir dünya bırakalım
torunlarımıza, çocuklarımıza, canlarımıza…
en içten saygılarımla…
 
Yargı H.ÖZMEN

milli hükümet iş başı edince…

kazma kürek çalışacak;
çarşılar şenlenip,
pazarlar canlanacak…
işsizlik sona erecek,
karınlar doyacak;
yürekler sevgi dolacak…

türk lirası ceplerde,
sömürü talan bitecek;
dolar sürgün edilecek…
beş deniz, beş ülke birleşecek;
dostlar, komşular sevinecek…

kumpas, tezgah, hile-hurda
tertipler çökecek;
süper nato, gladyo
hesap verecek…
istiklal mahkemeleri kurulacak;
işbirlikçiler, hainler yargılanacak..

işçi, köylü, gençlik,
millet, ordu el ele verecek;
türkiye birleşecek…
abd, ab diz çökecek;
kandil beyaz bayrak çekecek…
sevgi, barış gelecek;
ayrımcılık bitecek,
yüzler gülecek…

kayırma, rüşvet sonlanacak;
alın teri, emek hakkını alacak…
engellimiz üretken ve onurlu;
emeklimiz, yaşlımız huzur bulacak…

çocuklarımız, gencimiz sağlıklı;
geleceğimiz güvende olacak…
genç kızlarımız kalplerde çicek;
kadınlarımız başlarda taç olacak…

zulüm, işkence bitecek;
polis halkın polisi olacak,
efsane ordu geri gelecek…

”altı ok” ilkemiz,
”arslanlı yol” yolumuz;
kuvay-ı milliye şehitleri
onurumuz olacak…
atatürk devrimleri tamamlanacak;
cumhuriyet yeniden kurulacak…

Yargı H.ÖZMEN