taksim anıtı’ndan, Ankara’ya…

taksim anıtı’ndan, ankara’ya…

ne silah vardı, ne mühimmat, na para…
çok zor durumdaydık
istiklal savaşımızda…
vatan toprakları işgal ediliyordu
karış karış bir biri ardı sıra…
tek dişi kalmış canavarlar
güneyde, kuzeyde, batıda…
ingilizin, çarın himayesinde ki
ermeni çeteler, kürt teali cemiyeti
doğuda, güney-doğuda…
kanlı dişleriyle saldırıyorlardı
bağımsızlık ordusuna, vatana…

her gün yeni bir cephe açılıyordu
vatanımızın dört bir yanında…
işte tam da bu sıralarda
bir dost eli uzandı
kurtuluş savaşımıza…
değişiverdi dengeler bir anda…
kuvvay-ı milliye ruhu,
bolşevik iradesiyle
etle tırnak olduğunda…

adı aralov, kasketi başında…
mustafa kemal nerede,
o’ da hazır ve nazır yanı başında…
ve de cumhuriyet kuruldunda
o’da yerini aldı atamızın yanında
taksim meydanı’nda, atatürk anıtı’nda…

lakin o gün bu gündür
ara vermeden emperyaller
bozdular dostluğumuzu
çeşitli ayın oyunlarla…
başarılı da oldular,
nitekim iki ülke yer aldı
ayrı kamplarda…
süper nato, gladyo
hala da çırpınıyor
gelmesinler diye bir araya…

bu gün yaşananlar
buna en iyi örnektir aslında…
rusya ile dostluğun yükseldiği bir sırada
hain bir kurşun sıkıldı
büyük elçi karlov’a…
karlov şehit düştü
dost vatan kucağında…

sam amca’nın emri ile
atlantik ötesinin katili
acımasızca kurşun sıktı bu dostluğa…
ne yapsanız ne etseniz de
başaramayacaksınız
bu dostluğu bozmaya…
memedimi, polisimi, vatandaşımı
pare pare etseniz de
hain bombalarla, mayınlarla…
dostlarımızı, vatanseverleri
cansız düşürseniz de
alçak pusularla toprağa…
bir bir yazılıyor
kara kaplı deftere suçlarınız…
isteseniz de, istemeseniz de
kabul etseniz de, etmeseniz de
cumhuriyetimizi ilelebet yaşatacağız…

Yargı H.ÖZMEN

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *