”şeker fabrikaları vatandır” satılamaz…

emektir cumhuriyetimizi var eden,
namustur, ahlaktır…
bu milletin döktüğü kan,
bu vatan için verdiği candır, can…
çanakkale, sakarya, anafartalar…
inönü, polatlı, dumlupınar…
bağımsızlığımızı taçlandıran da
lozan’dır, lozan…

ilmek ilmek, adım adım
kuruldu cumhuriyet…
lakin görülen o ki
unutulmuş onca zahmet,
onca zorluk, onca eziyet…

eti, sümerbank satıldı
önce sömürgene…
daha nice kit’ler,
cumhuriyet değerleri
çıkarıldı gözden,
peşkeş çekildi emperyale…
ve sıra geldi ağız tadımız şekere…
”cargil” emretti başlar eğildi yere…

şeker bizim yürek ağzımız…
çeyizimiz, duvağımız, kınamız…
geçmişimiz, bugünümüz, yarınımız…

eyyy kendini bilmezler !…
eyyy haddini bilmez densizler!…
bakın sayayım bir bir size,
geçmişinize ve dahi geleceğinize !…

alpullu, uşak, turhal
cumhuriyetin gururu…
erciş, eskişehir, afyon
kolu, bacağı, ayağı, eli…
bor, elbistan, erzincan, burdur,
erzurum, ılgın, kastamonu,
kırşehir, yozgat, muş
yek pare bedeni…
be hey manda heveslisi, işbirlikçi!
bil cümle alayı bu memleketin
namusudur, namusu…

onları satan vatanını satar…
onlardan vaz geçen,
geleceğinden vaz geçer…
biliniz ki onları yok sayan,
kendini yok sayar…

bir an önce geçmek varken
üretim ekonomisine…
yüceltmek, yükseltmek varken
cumhuriyetimizi azimle, şevkle…
bu değerleri satmak,
peşkeş çekmek niye ?…
vaz geçer mi insan
elinden kolundan,
bedeninden bile bile…
nasıl geçilir namustan,
emekten, alın terinden ?…

gün ”vatan savaşı” günü…
eğer hatırlamaz, yok sayarsan dünü…
gün gelir alırsın boyunun ölçüsünü…

Yargı H. ÖZMEN

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *