sekiz çift postal…

çamura belenmiş
sekiz çit postal…
ar, namus utancı değil
bu postallarda ki çamurlar…
ne bataklık balçığı,
ne de yüz karası onlar…
serpilir üstünde mor menevşe;
renk renk, benek benek
boy vermiş güller, gelincikler,
ve dahi papatyalar…

biteviye kır çiçekleri,
burcu burcu memleket hasreti kokan;
ana kucağı sıcaklığında,
bir türkü tüter o çamurlarda…
kara vicdanların göremediği,
damla damla göz yaşı vardır,
delip geçen sol cevahiri…

çamura belenmiş
sekiz çift postal…
siz bakmayın
erkekler ağlamaz diyen
taş olmuş yüreklere…
hain kurşun delip geçmiş,
soyka ayaz bıçak olmuş keser;
bir deli poyraz,
eser de eser üzerlerinde…
anaya, babaya, ataya, kardeşe,
canana, yavukluya, sevgiliye,
ok olmuş deler de geçer…
bir acı zehir olmuş,
kezzap olmuş ete, kemiğe…

çamura belenmiş
sekiz çift postal…
taç olmuş, kalpak olmuş
yurtsever del’başa vatan…
dokunmaya bile kıyılamayan…

çal mızıkacı çal…
düğün mü oluyor sandıydın
memedim hayın mayına basanda…
iblis, kalleş inlerden
amerikan mermisi sıkılanda…
oyun mu sandın,
alnı yarlı, göğsü yaralı memedim
düştüğünde yad toprağa…

kınaları hala taze, silinmemiş…
alında kurban kanı…
ve de sekiz postal,
çamura belenmiş…

eyyyyy iblislerin başı amerika !…
eyyyyy emperyale kul, köle olmuş
işbirlikçiler, hayinler !…

gördünüz mü gayri
nefes alamayan yiğidini,
omuzlayıp götürürken sonsuzluğa
şehidimin babasını?…
bakabildiniz mi
kara vicdanınızı delip geçen,
donuk lakin öfke dolu gözlere ?…
ya anlam verebildiniz mi
kanını, canını koymuş tabuda,
memetciklerle niçin
uygun adım yürüdüğüne ?…
ve o başı nasıl da dim dik duruyor
takadı kalmamış omuzları üzerinde…

heyyyy heyyy yine de hey heyy!…
asırlardır diz çöktüremediniz
bu büyük millete, bu kutlu ulusa…
işte artık duyuluyor kuvvacıların sesi
yedi kat yerin altında da olsa…
güneş sabırsız, doğmayı bekliyor ufukta…
bağımsızlık yürüyüşü başladı,
dört bir koldan, aslanlı yolda…
mustafa kemal’in askerleri,
fedailer en önde, en başta…
tek korkum acaba yine
unutacak mıyız şehitlerimizi,
sekiz çift postaldaki çamur kuruyanda…

Yargı H. ÖZMEN

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *