yalanlar- dolanlar, kumpaslar, tuzaklar…

eceli gelen zağar
cami duvarına siyermiş…
atalarımız, büyüklerimiz
böyle söylemiş,böyle demiş…
baktı emperyali, işbirlikçisi,
bölücüsü, haini pabuç pahalı…
sal gitsin ortaya,
bini beş paraya yalanı-dolanı…

kuyruklu, kuyruksuz;
allı- morlu; acı, tatlı
yalanlar, yalanlar…
envayi çeşit tertip, düzen,
bizans oyunları,
alavere- dalavere, kumpaslar…
her türlü çirkefe,
pis işlere abonedir,
alışıktır onlar…
yani emperyaller…
yani onların işbirlikçileri…
yani yalakalar, yalamalar…
ve dahi neo-liberaller,
vatansız solcular…

içeride işleri ”allah” ile aldatmak…
iki paket makarna, nbş’li şeker,
yağ, tuz ve helal (!) para
ve de kap kacak…
olmadı ardından dayarlar türbanı,
çember sakalı, badem bıyığı…
sapıtır garibimin sağı- solu, dini,imanı…

dışarıda iş biraz daha
ustalık ister…
tabii baş rolde
sam amca, siyonistler…
cia, mossad, nato,
birleşmiş milletler…
uygulama alanı
dünyanın hemen hemen tamamı…

uygur’da ”soykırım var” derler…
çavez’i venezuella’da zehirlerler…
ortadoğu’da yaklaşınca acı sonları,
”kimyasal silah” yalanından
medet beklerler…
baktılar türkiye, iran,
ırak, suriye, rusya
geliyor bir araya…
başladılar domuz gibi
ciyak ciyak bağırmaya…
hepsi birer ”bremen mızıkacısı” oldu,
bindiler birbirinin üstüne,
haydi yavrum rast getire…

hatırlar mısınız
petrole bulanan ördeği, martıyı ?…
unuttunuz mu
saddam’a atılan iftirayı ?..
peki nerede kaldı
şu malum arap baharı?
paramparça ettiler
güzelim yugoslavya’yı…
beyler, beyler…
açtırmayın kutuyu,
söyletmeyin kötüyü…

aynı pis taktikler
bize de uygulanmıştı..
sözüm ona vatandaşa
dışkısı yedirilip,
”zehirli gaz bombası atılıyor”
demişti o birileri…

siz boş verin onu bunu..
varsa bizi yönetenlerin bir yamuğu,
biz veririz onların dersini,
bozarız oyunu…
uzatmayalım lafı fazla…
aldanmayalım, kanmayalım onlara…
asrımızın reyisi sabah akşam
aldanıp, kansa da…
sarılalım atatürk’e,
cumhuriyete sıkı sıkıya…

Yargı H.ÖZMEN

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *