tezgaha düşme, oyuna gelme !…

altmışlı yıllarda başladı
devrimci mücadeleye…
o seçilmiş ilk kez
başkan olarak dev-genç’e…
günümüze değin
sürdürmüş savaşı
bozuk düzenle…

bırak asılsız suçlamaları,
tezgaha düşüp, oyuna gelme…

isteseydi bir eli yağda,
bir eli balda olurdu…
mebus olma, köşe dönme
sanma ki onun için zordu…
lakin hiç saptırmadı,
bırakmadı devrimci yolu…

kanma mit’in tertibine,
tezgaha düşüp, oyuna gelme…

yıllardır az mı çektirdi,
gladyo, mit, cia’ya…
”our boys”lar, özallar,
çillerler ve de cunta…
işbirlikçi, bölücü,
eşbaşkan, üçü bir arada…

kanma yalana-dolana,
tezgaha düşüp, gelme oyuna…

o’nunla beraber yola çıkan
çalışlar, çandarlar
ve dahi nice sapkınlar..
her biri sırça köşkte,
villalarda yaşarlar…
o’nunsa tek serveti,
beş bin kitap,
bir eğilmez başı,
iki de bağlama var…

kendini üzüp, takma kafana,
tezgaha düşme, gelme oyuna…

mümkün müdür büyük şeytanı,
bağımsızlık havarisi,
melek eyleme?…
hele hele ömrünün
en güzel yılların
geçip gitmişse hapiste…
eşbaşkanı, hayını
hele bir sual eyle perinçek’e…

ona buna kanıp yanlış etme,
tezgaha düşüp, oyuna gelme…

geldik bugünlere,
eymürler, hainler,
başladılar yine
onu bunu servise…
çünkü onlara göre
en büyük engel,
milletin birleşmesinde…
komşuyla barış,
ülkede barış,
komşuda barış;
tesis edilince…

çatlak sese kulak verme,
haine aldanıp, oyuna gelme…

ailecek birlikte,
aydınlığın yolcusu,
tam bağımsız türkiye’nin
yılmaz savunucusu,
o’dur ermeni diyasporas’ının,
en büyük kabusu…

satılmış medyaya inanma,
tezgaha düşüp, gelme oyuna…

Yargı H. ÖZMEN

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *