”vatan” demek !…

kurda kuşa;
börtü böceğe,
ormana, denize;
yeşile, maviye…
henüz ana rahminde
doğmayan bebeğe…
“tam bağımsız türkiye” diyerek
boynunu yağlı urgana
veren üç fidana, yiğitlere…

edildi yemin,
verildi sözler,
çoban yıldızını sardı
altın başak,
gülümsesin anneler !…

örs de demir;
çekiçler bir iner bir kalkar…
körükler şişti,
delindi, eritildi dağlar…
dünyaya dağıldı,
atillalar, oğuzlar…
kısrak başı anadolu’ da
kazanlar vuruldu,
zurnalar çaldı,
çaldı davullar…

edildi yemin,
verildi sözler,
çoban yıldızını sardı
özgür başak,
gülümsesin yüzler !…

gözyaşıyla yundu
ecelsiz toprağa
düşen canlar…
doldu taştı derya deniz,
okyanuslar, ummanlar…
hiç vakit kaybetmedi
haçlılar, hızır paşalar, hınzırlar,
nemrutlar, firavunlar…
topraksız köylümü
maraba eyledi beyler, ağalar…

edildi yemin,
verildi sözler,
çoban yıldızını sardı
bereketli başak,
gülümsesin emekçiler !…

pek de kolay olmadı
emperyali vatandan kovmak,
denize dökmek…
yeni bir devlet kurup,
devrimlerle yüceltmek…
menemen’ de yobazı,
tunçeli’nde bölücüyü
dize getirmek…

edildi yemin,
verildi sözler,
çoban yıldızını sardı
buğday başak,
gülümsesin vatan severler !…

nazım’ ı memleketine
hasret koyduk,
baş ucuna dikecek
bir çınar bile bulamadık…
üç fidanı darağacında;
mumcu’ yu karlı sokak’ ta
yetim bıraktık…
söz verdik lakin,
çorum’un, maraş’ın,
kanlı bir mayıs’ın
hesabını soramadık…

edildi yemin,
verildi sözler,
çoban yıldızını sardı
devrim başak,
gülümsesin şehitler !…

bölücünün kararttığı ocak,
kırk binleri aştı…
eş başkanın elinde
mazlum kanı, dilinde
bin bir kumpas yalanı…
muhalefet yolunu şaştı,
altı oktan uzaklaştı…
#direngezi‘de gençler,
elde somun sonsuzluğa ulaşdı…

edildi yemin,
verildi sözler,
çoban yıldızını sardı
özgür başak,
gülümsesin devrimciler !…

madımak’da canlar
çıra oldu yakıldı…
seraplar, özge canlar
ateşlere atıldı…
soma’da, ermenek’de madencim
kara toprağa karıştı…
tacizle, tecavüzle
çocukların, gençlerin
hayatı karardı…

edildi yemin,
verildi sözler,
çoban yıldızını sardı
güzelim başak,
gülümsesin yurtseverler !..

bırakın armudun sapını,
üzümün çöpünü…
devrimcinin vatan için,
çok çalışmaktır ülküsü…
vatan yoksa namus olmaz,
unutmayın bu sözü…
hep birlikte düşelim
omuz omuza aslanlı yola,
ata’ya çevirelim yönümüzü…

edildi yemin,
verildi sözler,
çoban yıldızını sardı
namus başak,
gülümsesin türkiye !…

süper nato, fetocu gladyo
indirmek isterken
ihanetin balyozunu
cumhuriyetin beynine,
bütün millet bir oldu,
karşı durdu darbeciye…
kumpasın, tertibin,
hilenin, yalanın,
dolanın adresi belli…
kurulacak milli hükümet,
ilelebet yaşayacak
türkiye cumhuriyeti…

vatan: sürülen toprak…
vatan: derilen ekin..
vatan: akan su, solunan hava…
vatan: gören göz, düşünen beyin..
vatan: titreyen vicdan, diklenen yürek…
vatan: akıtılan ter, dökülen kan…
vatan: helalinden bir lokma…
vatan: haksızlığa sıkılan yumruk…
vatan: hasret; göz yaşına gurbet…
vatan: umut…
vatan: sevda…
vatan: şiir,
vatan: yare buse…
vatan: ana kucağı..
vatan: baba ocağı…
vatan; aydına anadolu…
vatan; cana can…
vatan; oğul, kız, kızan…
vatan; bahar kokulu çayır, çimen…
vatan; kana kan..
vatan: gönüle canan…

vatan; onur, gurur…
ve de vatan;
emperyale ” ana avrat” sövmek…
ve doğu’ca vatan:
”eş başkana, işbirlikçi hayine,
bölücüye haddini bildirmek…
vatan namus,
vatan emek…
vatan: ”tam bağımsızlık ” demek !…
vatansız emek,
vatansız gelecek
hayal görmek !…”
ahanda yazıyorum buraya
işte bu da böyle biline !…

Yargı H.ÖZMEN

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *