kül olup buluşmak…

yakın bedenim,
kül olsun,
savurun göklere…
belli bir yerde olmak,
sıkar beni be !…

envayi çeşit,
taşlar isterim,
her külüm zerresine…
zora soktum sanmayın canlar,
nasılsa düşerler
birer birer yerlere…
kimi dağda bayırda,
kimi çınarda,
kimi orada burada…
erinmem, hatır koymam
size, sevenlerime…
bir yerde,
bir başıma olmak,
sıkar beni be !…

köy türküleriyle,
nazım’la, ruhi su’yla
mendil sallayın ardımdan…
kara tren katarıyla,
dağıtın küllerim
anadolu’ya …
bilmem biter mi acep
külde lale, menevşe,
atatürk çiçeği, papatya?…
belletmeyin taşla mekanım,
meçhuldüm, meçhul kalayım
şöyle garip bencileyince…
lakin, bir yerde, bir yerlerde
bir başıma kalmak
sıkar beni be !…

buluşmak, elele tutuşmak
evrenin bir noktasında
hiroşimalı küçük kızla;
ortaçağ karanlığının
madımak’ta aldığı,
otuzyedi canla;
basralı el hasan,
vietnamlı çheng’le,
çanakkale’de onbeşlilerle
buluşmak bir yerlerde
ne de hoş olur be !…

Yargı H.ÖZMEN

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *