donuyoruz, utanıyoruz eyyyy! utanmaz, arlanmazlar!…

eyyyy! türk milleti demekten
utanıp, sıkılanlar!..

eyyyy! ” varlığımız
türk varlığına feda olsun
” diyemeyen arlanmazlar,
hayasızlar!..

eyyy! her türlü milliyetçiliği
ayaklar altına aldık diyen,
işbirlikçiler!..

eyyy! alttan ısıtmalı saraylarda,
zevk-ü safa içinde
gününü gün eden
ak-itler, beyler, troller!…

var mıdır -cek ten,
-cak tan başka
edecek bir lafınız,
donarak şehit olan
mehmetciklerimize?…

‘vatan sağolsun”
diyebilir misiniz?
utanmadan göğsünüzü
gere gere…

ya da diyebilir misiniz?
” canım onlar da
ödeselerdi parayı da
gitmeselerdi askere” diye…

gerçekten katılıp
defin törenlerine…
”başınız sağolsun”
diyebilecek misiniz?
o yiğitlerin anasına,
atasına, kardeşine…

bak ben söyleyeyim
diyeceğiniz abuk subuk
bazı şeyleri:
” askerlik yan gelip
yatma yeri değildir”
diyeceksiniz…
”alın yazısı, kaderdir”
deyip geçeceksiniz…
eminim belki de:
”bu askerler de salakmış,
niçin nöbeti terk edip,
soba başına gitmemişler”
bile dersiniz…

ver mehteri ver!…
ama sakın ola,
şaşırıp maşırıp ta
”türk milleti, türk milleti”
demeyin haaa…
hele hele:
”ne mutlu türküm diyene!”
lafına sen kulak asma…
malum, ‘yahudi
kahramanlık madalyası”
taktılar sana…
bir de sam amca’nın elindeki
beyzbol sopasını unutma…

şimdi gelelim
”vatan savaşı”na…
sen yerden göğe haklısın
allahına kitabına(!)..
bu soğukta ne işi var askerin,
sınırda, karakolda…
sarı öküzü satsaydı,
verseydi üçe beşe
bahçeyi, bağı, tarlayı…
vaz geçiverseydi yavuklusuna
düğün yapmaktan
basıverseydi paracıkları,
birileri gibi yatsaydı sıcacık
anasının kucağında…
gelir miydi
bu donma olayı başlarına ?..

hiç mi örnek almadınız
bizim gençleri?..
bu yaşta kolay mı
yüzdürmek denizlerde
o yüz metrecik gemicikleri?…
kolay mı vakıf makıf ayağıyla
dikmek oraya buraya
avm’leri, gökdelenleri?..
hiç bilemediniz
alın ”fıtık var”
diye doktordan raporu,
çizin gitsin
askerliğin üzerini…

yaaa! demek
parayı veren gülüyor,
vermeyen bedelini
canıyla ödüyor öyle mi?
hadi varın işinize
dellendirmeyin beni,
bu garibi…

”korkma!” eyy türk milleti!…
lakin unutmayasın uğruna
canını, yarınını
feda eden yiğitleri!…

sen ” kötü hava koşullarında”
donarak yitip giden
mehmedim, mehmetciklerim:
utanıyorum, nasıl basarım
toprağa gayri..
siz acı çekersiniz deyi…
nasıl insanım derim gururla,
yok farzedip kanayan yüreğimi..,

affetmeyi bizi…
sarıp sarmalayamadık
bu soğukta sizi…

affetmeyin bizi…
bir eski çulla da olsa
ısıtamadık sizi…

afetmeyin bizi…
kararttık sizin ve
sevdiklerinizin geleceğini…

afetmeyin bizi…
alttan ısıtmalı saraylar yaptık
ama dondurduk sizin iliğinizi,
kemiğinizi…

affetmeyin bizi…
bir türlü birleşip,
def edemedik hainleri yurdumuzdan;
koruyamadık işbirlikçilerden
kimsesizler kimsesi cumhuriyetimizi…

gene de söyleyin bize…
acaba ne yaparsak
affedersiniz bizi
bundan böyle?…

Yargı H. ÖZMEN

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *